Sivas Katliamı (Madımak Olayı): 2 Temmuz 1993’ün Toplumsal Hafızadaki Derin İzi
Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran, toplumsal vicdanı en derinden yaralayan olaylardan biri şüphesiz Sivas Katliamı ya da hafızalardaki adıyla Madımak Katliamı’dır. 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’taki Madımak Oteli’nin radikal bir kitle tarafından ateşe verilmesi, yalnızca orada bulunan aydınların değil, Türkiye’nin bir arada yaşama kültürünün ve düşünce özgürlüğünün de büyük bir yara almasına neden olmuştur.
Peki, Madımak Olayı nedir, o gün Sivas’ta neler yaşandı ve bu katliamın toplumsal hafızadaki yeri neden bu kadar derin? İşte 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’nın perde arkası, kronolojisi ve hukuki süreci.
Madımak Olayı Nedir? Olayların Arka Planı
1993 yılının Temmuz ayında Sivas, Valiliğin ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle düzenlenen Geleneksel Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne ev sahipliği yapıyordu. Şenliklere katılmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından şairler, yazarlar, sanatçılar, halk ozanları ve semah dönen gençler kente gelmişti. Konuklar, şehir merkezinde bulunan Madımak Oteli’ne yerleşmişti.
Etkinliğin konukları arasında, o dönem dünyada ve Türkiye'de tartışmaların odağında olan yazar Aziz Nesin de bulunuyordu. Aziz Nesin’in şenlik kapsamındaki konuşmaları ve yerel basında çıkan bazı kışkırtıcı haberler, şehirdeki muhafazakar kesimler arasında gerginliğin tırmanmasına neden oldu. Günler öncesinden dağıtılan bildirilerle, şenliğe katılan aydınlar açıkça hedef gösterildi.
2 Temmuz 1993: Madımak Oteli Nasıl Yakıldı?
2 Temmuz Cuma günü, cuma namazının ardından camilerden çıkan gruplar sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Kültür Merkezi önündeki etkinlikleri engelleyen ve buradaki anıtları tahrip eden kalabalık, akşamüstüne doğru on binlerce kişiye ulaştı. Kitle, aydınların kaldığı Madımak Oteli’nin önünde toplandı.
Güvenlik Zafiyeti ve Saatler Süren Kuşatma: Otelin etrafını saran kalabalık, saatlerce "Sivas laiklere mezar olacak", "Müslüman Türkiye" sloganları attı. Otel içindeki yazar ve sanatçılar, Ankara’daki yetkilileri, bakanları ve kolluk kuvvetlerini defalarca arayarak yardım talep etti. Ancak şehirdeki askeri ve polis gücü, kalabalığı dağıtmakta yetersiz kaldı ya da müdahalede geç kalındı.
Alevler Arasında Kalan Canlar: Akşam saat 18:00 sularında otelin önündeki araçlar ateşe verildi. Kısa süre içinde yangın Madımak Oteli’nin perdelerine ve ahşap aksamına sıçradı. Otelin içine dolan yoğun duman ve yükselen alevler, içeride sığınacak yeri olmayan insanların zehirlenmesine ve yanarak can vermesine yol açtı. Aziz Nesin, itfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılırken linç girişimine uğradı ve yaralı olarak kurtarıldı.
Sivas Katliamı’nda Kimler Hayatını Kaybetti?
Madımak Oteli’ndeki yangında çoğunluğu Alevi entelektüel, şair, yazar ve genç sanatçılardan oluşan 33 konuk, 2 otel görevlisi ve 2 gösterici olmak üzere toplam 37 kişi yaşamını yitirdi.
Katliamda hayatını kaybeden Türkiye’nin en parlak beyinleri ve sanatçılarından bazıları şunlardır:
Metin Altıok – Şair ve Yazar
Behçet Aysan – Şair ve Doktor
Asım Bezirci – Araştırmacı, Yazar ve Eleştirmen
Hasret Gültekin – Halk Ozanı ve Müzisyen
Nesimi Çimen – Halk Ozanı
Muhlis Akarsu – Türk Halk Müziği Sanatçısı
Edibe Sulari – Sanatçı
Yangında hayatını kaybedenlerin en küçüğü henüz 12 yaşındaki Koray Kaya, en büyüğü ise 66 yaşındaki Asım Bezirci'ydi. Gencecik semahçıların, çocukların ve şairlerin hayatını kaybettiği bu olay, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçti.
Hukuki Süreç: Zamanaşımı ve Vicdanlardaki Yara
Sivas Katliamı’nın ardından açılan davalar uzun yıllar sürdü. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) başlayan yargılamalar sonucunda birçok sanık "Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldı.
Ancak davanın adalet boyutu kamuoyu vicdanını hiçbir zaman tamamen tatmin etmedi. Katliamın planlayıcıları ve örgütleyicileri olduğu iddia edilen bazı kilit isimler yurt dışına kaçtı. Firari sanıkların yargılandığı ana dava dosyası, yasal sürenin dolması nedeniyle zamanaşımına uğrayarak düşürüldü. Bu karar, mağdur aileleri ve insan hakları savunucuları tarafından büyük bir adaletsizlik olarak yorumlandı.
Madımak Oteli Şimdi Ne Durumda?
Katliamın ardından uzun yıllar boyunca Madımak Oteli’nin alt katında bir kebap salonunun faaliyet göstermesi, kamuoyunda ve hayatını kaybedenlerin yakınlarında büyük bir infiale neden oldu. Yıllar süren protestolar ve yoğun baskılar sonucunda otel binası kamulaştırıldı.
Bugün bina Sivas Bilim ve Kültür Merkezi olarak kullanılmaktadır. Ancak başta Pir Sultan Abdal Dernekleri ve hayatını kaybedenlerin aileleri olmak üzere, demokratik kitle örgütleri binanın tamamen bir "Utanç Müzesi" ya da "Hafıza Müzesi" haline getirilmesini talep etmeye devam etmektedir.
Özetle
Sivas Katliamı, sadece 2 Temmuz 1993'te yaşanıp biten bir olay değil; Türkiye’de mezhepsel ve kültürel kutuplaşmanın, adaletsizliğin ve cezasızlık kültürünün en somut sembollerinden biridir. Her yıl 2 Temmuz’da binlerce insan, Madımak'ta yitirilen canları anmak ve "Unutmadık, Unutturmayacağız" demek için bir araya gelmektedir. Toplumsal barışın tesisi, geçmişle yüzleşmekten ve adaletin tam anlamıyla tecelli etmesinden geçmektedir.
